Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul'un Silivri ilçesindeki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu ve hükümlülere ilişkin bir açıklama yaptı. Bakan Yılmaz Tunç "Tutuklu ve hükümlüler, devletimize emanettir. Ceza infaz kurumlarında bulunan herkes, insan onuruna yakışır, Hukuk Devleti ilkelerine uygun ve uluslararası standartlara dayalı şekilde muamele görmektedir" dedi.
Tunç sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklanan bazı kişilere yönelik; aile görüşmeleri, sağlık, hijyen, barınma ve diğer temel hakların engellendiğine dair iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bu haklar, yasal güvence altındadır ve titiz bir şekilde uygulanmaktadır. Aksi bir durum asla söz konusu değildir" ifadelerini kullandı.
"İşkence ve kötü muamele yapıldığına yönelik iddialar gerçek dışıdır, vicdan ve izandan yoksun iftiralardır" diyen Tunç "Mesnetsiz iddialar, devletimizi, adalet sistemimizi ve infaz kurumlarımızı itibarsızlaştırmayı hedefleyen karanlık bir propagandanın parçasıdır" diye yazdı.
Tunç "Türk Ceza İnfaz Sistemi, ulusal ve uluslararası bağımsız denetimlere açık, şeffaf ve insan onurunu en üst düzeyde tutan bir yapıya sahiptir. Adalet Bakanlığı olarak hukukun üstünlüğü ilkesinden asla taviz vermeyecek, insan onurunu önceleyen bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz"
Özgür Özel ne demişti?
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel dün protesto gösterilerinde tutuklanan ve Silivri Cezaevi'ne konan gençlerin durmlarıyla ilgili bir açıklama yapmıştı.
Bazı öğrencilerin koğuşlarda yer olmadığı gerekçesiyle çeşitli koğuşlara ikişerli, hatta kiminin tek başına konduğunu paylaşan Özel, "Koğuşlarda diğer suçlardan tutuklular, hükümlüler var. Düşünün ki 18 yaşında gencecik çocukların annesi-babasısınız, kendi çocuğunuz dışında koğuştaki 58 kişi, bir suç türünden dolayı orada" demişti.
Özel "İki genç koymuşsunuz, geri kalan 47 kişi son derece hepimizin dudaklarını uçuklatacak bir suç türünden hükümlü olarak orada. Bu olacak bir iş değildir. Orada gençleri ve aileleri bu psikoloji içinde tutmak doğrudan psikolojik işkencedir. Bu konuda da gerekli bildirimlerimizi, uyarıları yaptık. Bugün bu konuda hızla sonuç alınmasının takipçisi olacağız" ifadelerini kullanmıştı.