Bugun...
Bizi izleyin:


Gönül Topaloğlu


Facebookta Paylaş









Mutlu yıllar o zaman...!
Tarih: 23-12-2017 08:38:00 Güncelleme: 23-12-2017 08:40:00


2017'yi uğurlarken yakışıklı cümleler ile güzelleme yapmak çok isterdim.

Mesela, bordrolu çalışanlar yüksek vergi diliminden kurtuldu 2017 'de demeyi...

İşsizlik minimum seviyeye indi, benzinin litre fiyatına doğru dürüst zam gelmedi demeyi...

   

Ne mümkün...! 

   Benzinin litre fiyatına bir yıl içinde 85 kuruş zam yapıldı. Geçtiğimiz yıl  250 liraya 52 litre benzin alıyorken, bu yıl 44 litre alabildik. Bu açıklamayla "Ben hep 50 TL’lik alıyorum bana ne"  diyen kesimi de aydınlatmış olalım (!) 

Genç işsizler, hatta doktoralı işsizler cenneti oldu ülkemiz.

Büyük şehirlerimizde çarpık rantsal betonlaşma nefes alamaz hale getirdi insanımızı.

     Beyaz et, kırmızı et ve yan ürünlerinde sağlığa aykırı o kadar çok kimyasal var ki, hangi marka ve ürüne  güveneceğimizi şaşırdık. Gıda teröründe de gelen yıl, giden yılı aratmadı, aynı tas aynı hamam devam…

     Her yıl en az iki kere değiştirilen TEOG, ALES, KPSS vs. sınavlarıyla 2017 'de de kafi derecede oynandı. Çocuklarımız eğitim sistemsizliği içerisinde kıvranırken, ‘nitelikli - niteliksiz  okul’ diye bir de kavram atıldı bu yıl ortaya.

   Onlara bu durumu  mantıklı bir şekilde izah edemedik.. Çünkü mantıkla bağdaştıramadık...! Veli de, öğrenci de ‘yemişim sınavını’ modunda, çaresiz ama bir o kadar da tepkisiz bir eğitim yılı geçirdik. 

   

Sağlıkta, ekonomi ve eğitimde  birkaç  ana sorun ile panoramik bir gezinti yaptım 2017'nin içinde. Ülke siyasetindeki akıl almaz dengesizliğin bir yıl icinde hayatımızda nelere mal olduğunu anlatmaya çalıştım.

   Fakat bu yıl benim asıl dikkatimi çeken durum, tüm bu olan bitene karşı tepkisizliğimiz ve kayıtsızlığımız oldu. Bu tepkisizliğimizin nedenleri üzerinde uzun uzun kalem oynatmaya da gerek var mı, bilmiyorum.

  En iyisi ben kıssadan hisse diyeyim, bir hikaye ile anlatayım ahvalimi sizlere....

  

Tilkinin biri yavrusuna demiş ki:

-Yavrum, bütün bu bağlardaki üzümlerden yiyebilirsin. Sadece köyün mollasına ait bağın üzümleri hariç. Hatta aç kalsan dahi o bağı aklına bile getirme.

Genç tilki babasına sormuş:

-Neden, o bağın üzümleri zehirli mi?

Tilki yavrusuna cevap vermiş:

-Hayır, çocuğum. Eğer molla bağından üzüm yediğimizi anlarsa, yarın hemen “tilki eti helaldir” diye fetva verir ve neslimizi yok eder…  

 

Bilmem anlatabildim mi?

Eğitimin bir toplumun can damarı olduğunu yeterince vurgulayabildi mi  bu hikaye? 

Eğitimde ilerleme kaydedemezsek, tepkisiz ve kayıtsızlığa mahkum nice yıllar bekler bizi. Durum vahim yani anlayacağınız.

 

Velhasıl, mutlu yıllar o zaman..! 

Güzel günler, özgür ve adaletli günler  göreceğimize dair umudumuzu daima saklı tutarak, yine de mutlu yıllar...



Bu yazı 525 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Serdivan toz içinde...
    Serdivan toz içinde...
  • Bir zamanlar Sakaryaspor...
    Bir zamanlar Sakaryaspor...
  • Yaşamın Kıyısındakiler
    Yaşamın Kıyısındakiler
  • 1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
    1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
  • Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
    Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
  • NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
    NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şiddete karşı kör müyüz?
    Şiddete karşı kör müyüz?
  • İşçi karıncaların orijinal sesleri...
    İşçi karıncaların orijinal sesleri...
  • Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
    Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
  • GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
    GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
  • Grup Yorum'un yeni albümü çıkıyor
    Grup Yorum'un yeni albümü çıkıyor
  • Fındık üreticisinin isyanı...
    Fındık üreticisinin isyanı...
VİDEO GALERİ
YUKARI