Bugun...
Bizi izleyin:


Barbaros Tantan


Facebookta Paylaş









Mücadele, OHAL ve endişeler
Tarih: 10-01-2018 08:09:00 Güncelleme: 10-01-2018 08:09:00


Bugün, Çalışan Gazeteciler Günü. Ama, biz uzun zamandır bu tarihi ÇALIŞAN GAZETECİLERİN HAK MÜCADELESİ GÜNÜ olarak kabul ediyoruz. Çünkü, en fazla emek sömürüsü ve güvencesizlik bu sektörde var.

Tabi, emek sömürüsü ve güvencesizlik denilince, Milli Güvenlik Kurulu’nun tavsiyesi ile Bakanlar Kurulu’nca ile 6. kez uzatılması prensipte kabul gören Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının, çalışanlar üzerinde yarattığı sosyal ve ekonomik kayıplara da bakmak gerek.

Tabi, hepsini hukuk çerçevesinde değerlendirmekte yarar var…

Bu konudaki en önemli adımlardan birini Ege ve Marmara’daki Baro Başkanları attı. Geçen yılın son günlerinde bir araya gelen baro başkanları, OHAL uygulamalarının yarattığı sıkıntı, devam süreci ve çevre konusu üzerinde durup endişelerini kamuoyu ile paylaştı.

Hükümete çağrıyı içeren ve “OHAL derhal sona erdirilmeli” mesajı bulunan o açıklamadan bazı pasajlar şöyle…

‘’Demokratik rejime alternatif olarak gelişen bu süreçte, hükümetin hukuksal ve anayasal her türlü denetimden uzak olan bir işlevde olması Hukuk Devleti açısından son derecede tehlikeli bir gelişme olarak tanımlanmıştır. Hukukun evrensel ilkelerinin genel kabule ulaştırdığı adalete erişim ve adil yargılanma ilkelerinin ciddi biçimde ihlal ediliyor. Bu süreçte, özellikle de savunma mesleğine yönelik olarak KHK'lar ile getirilen sınırlamalar, yargılamaları ciddi biçimde etkiledi ve evrensel normlardan uzaklaşıldı. Cezaevlerinin değişen koşullarından yargılamalara ve savunmaya ilişkin kısıtlamalara kadar bir dizi karar ve sonuç, hukuk devleti tanımına uymamaktadır. Keza, Anayasa’nın 138. Maddesi ile belirlenmiş ilkelerin uzağında kalınması nedeni ile yargıya müdahalelerin olağanüstü boyutlara vardığı ve bu nedenle yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının da ciddi biçimde ihlal edilmiş olduğu tespit edilmiştir.’’

OHAL koşullarının zorlanmasının doğal sonucu olarak işkence ve kötü muamele iddialarının yeniden gündeme geldiği kanısına varıldığı vurgusunun da yer aldığı açıklamada, şöyle deniliyor:

‘’Kamunun koruması altında bulunan herkesin, şüpheli bile olsa devlet teminatı altında bulunduğu hususunu hatırlatmak görevimizin gereğidir. Emniyet Müdürlüklerinde ‘intihar ettiği’ iddia edilen şüpheliler ile ilgili kamuoyunu tatmin edecek herhangi bir işlem yapılmaz iken, hakkında beraat kararı verilmiş sanıkların, gözaltında iken adli tıp raporları ile kanıtlanan işkence iddiaları karşısında, idari soruşturmaların dahi sonuçlandırılamamış olması, kolluk kuvvetlerine karşı yeni ve olumsuz bir algının doğumuna neden olmuştur. OHAL sürecinde işkencenin vardığı boyut, gözaltındaki avukatlara dahi sirayet etmiştir.’’

Tutuklamaların ciddi ölçüde çoğalmış olmasının ‘’OHAL sürecinin en belirgin özelliklerinden biri’’ olarak da  nitelendirildiği o açıklamada, kaygı yaratan uzun tutukluluk sürelerinin giderek ciddi boyutlara vardığına tanık olunduğu ifade edilip, ‘’Özellikle gazetecilere yönelik olarak tutuklama yolu ile geliştirilen gözdağı süreci, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünü ciddi biçimde ihlal etmiş ve ülkemizin özgür dünya üzerindeki itibarını sarsan ciddi boyutları ifade etmiştir’’ deniliyor.

Yani, önemli bir yaraya kalınca parmak basılıyor.

Daha ne demeliler ki ?

Devlet kavramının tanımı içerisindeki temel kurumsallıkların cemaatlere teslim edilmesi sureti ile dönüştürülen yapının mağdur ettiği çocukların istismara uğramış olmalarını çok ciddi bir tehdit olarak gören Baro Başkanları, cemaat yurtlarına terk edilen çocukların cinsel istismara maruz kalmalarının kabul edilebilir, geçiştirilebilir ya da sessiz kalınacak bir olgu olarak tanımlanması ve yeterli tepkinin verilmemiş olmasının ‘utanç’ vesilesi olduğu konusunda da görüş birliğinde olduklarını vurgulayıp, taleplerini ‘’Cemaat yurtları derhal kapatılmalıdır’’ cümlesiyle özetliyor.

Baro Başkanları, son bir yıl içerisinde artan çevre sorunlarına da değinerek, barolar tarafından açılan çevre davalarında hak ehliyetinin bulunmadığı yolundaki yargı kararlarının sürecin geldiği nokta itibariyle, kararı veren yargı organlarının da sorumlu kılacağı noktasında ortak karar sahibi oldu. Gölcük Milli Parkı’nda yaşananların Çanakkale Kaz Dağları, Artvin Cerattepe, İzmir Efemçukuru, Uşak-Kütahya Muratdağı, Menderes Havzası, Aydın Germencik, Bursa Uludağ, Uluabat ve İznik, Karadeniz ve ülkenin diğer kesimlerinde de yaşandığı vurgusu yapan başkanlar, RES ve HES santralleri uğruna feda edilen değerlerin de bu rant arayışlarına dahil olduğunu, ÇED raporlarının aranmaması veya bu raporlara uyulmaması şeklinde verilen verilen hukuka aykırı siyasi kararların rant anlayışı ile birleştirildiğini savundu.

İş Yasasında yapılan değişiklik ile getirilen zorunlu arabuluculuğun dava şartı haline getirilmesinin Anayasa’daki hak arama özgürlüğünün ihlali anlamına geldiği üzerinde de duran başkanlar, ‘’İşveren-işçi gibi eşitsizlikleri başından belli olan bireyler için öngörülen bu sürecin, sadece hukuksal sonuçları itibariyle değil, emek dünyasına yönelik sonuçları itibariyle de kabul edilemez olduğu saptanmıştır’’ ifadesini kullandı.

Sonuç olarak,

Ülkede uzun süredir sancılar yaşanmasına neden olan uygulamaların bulunduğu üç temel konuda farklı bir pencere açan baro başkanları, hukuk devleti mücadelesini öne çıkarıp yargının bağımsız ve tarafsız kılınması için yapısal reformlara ihtiyaç duyulan çok önemli bir zaman diliminin yaşandığı vurgusunu yaptı.

Hukuki beklentilerini ise,‘’demokratik gelişim süreçlerine en çok ihtiyaç duyulan bu aşamaların, OHAL süreci ile sürdürülmekte olmasını son derecede kaygı ile karşılamaktayız. Bu nedenle bir hukuk reformu gerekmektedir’’ vurgusuyla anlatmaya çalışmışlar.

Bu görüşler öylesine net ki, söze gerek kalmıyor…



Bu yazı 532 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Serdivan toz içinde...
    Serdivan toz içinde...
  • Bir zamanlar Sakaryaspor...
    Bir zamanlar Sakaryaspor...
  • Yaşamın Kıyısındakiler
    Yaşamın Kıyısındakiler
  • 1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
    1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
  • Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
    Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
  • NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
    NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şiddete karşı kör müyüz?
    Şiddete karşı kör müyüz?
  • İşçi karıncaların orijinal sesleri...
    İşçi karıncaların orijinal sesleri...
  • Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
    Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
  • GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
    GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
  • Grup Yorum'un yeni albümü çıkıyor
    Grup Yorum'un yeni albümü çıkıyor
  • Fındık üreticisinin isyanı...
    Fındık üreticisinin isyanı...
VİDEO GALERİ
YUKARI