Bugun...
Bizi izleyin:



Sakarya'da CHP ve SOL (6)

Tarih: 02-12-2017 10:24:32 Güncelleme: 03-12-2017 12:23:32 + -


Dosyamızın bugünkü söyleşisini Atilla Kutluata ile yaptık. Kutluata'nın partinin CHP'nin bugünkü durumuna ilişkin tespitleri şöyle:


Sakarya'da CHP ve SOL (6)

MedyaYazar:  Grafikler ve tabloları birlikte inceledik. Sizce bu tablonun oluşmasına neden olan faktörler nelerdir? Gelinen noktada CHP neden bu halde?

Atilla Kutluata: 1980 öncesinde de bu böyleydi aslında. Sakarya’da ne alıyorsan Türkiye’de 10 puan üzerine koyacaksın derlerdi CHP oyları için. Bunun üzerine düşünürüm ben oldum olası, acaba neden diye. Sanırımız şehrimizin yapısı biraz böyle. Ben ticaret odasında da görev yaptım. Bir bürokrat atanır, daha kente gelir gelmez herkes yakınlaşmaya çalışır. Kente yarar mı değil, bize yarar mı insanların derdi. Belediye başkanı seçeriz onu denetlemek gerekirken, bizde etrafında kümelenme çabası başlar. Burası böyle. Diğer illeri bilmiyorum.

Bir diğer faktör 12 Eylül. Çok ciddi darbe vurdu sola 12 Eylül. Ailede bir kişi bile olsa ailenin tamamı etkilendi bundan. Sol da bu baskıyı kaldıramadı, içine kapandı. Gençlik örgütleri, dernekler sol için çok önemliydi. Bunların hepsi kapatıldı. Eskiden önce burada siyaset yapardı gençler devrimci, sosyalist yapılarda. Buralarda deneyim kazanırdı. Sonrasında CHP’ye gelirlerse deneyimli kadrolar olarak gelirlerdi.

1970’li yıllarda CHP örgütü de çok güçlüydü. Şeker Mahallesinde bir delege secimi olurdu 400 kişi katılırdı. O zamanlar ön seçim olurdu tabi. Tartışması bile olmazdı bunun. Düşünün Adapazarı ilçe örgütünün o günkü nüfusla 10.000 üyesi vardı. Bugün bunun çok çok altında. örgüt çok zayıfladı. Örgüt mücadele etmediğinden yeni insanlarda gelmiyor çok fazla.

 

M.Y. Şunu söylüyorsunuz 12 Eylülün sola vurduğu darbe CHP’nin kadro kaynaklarına da büyük ölçüde zarar verdi. Bu durum örgüt dinamizmini de fazlasıyla etkiledi. Fakat rakamlara bakıyoruz tüm bunlara rağmen 12 Eylül’ün hemen sonrası bile 2000 yılına kadar gözle görünür bir oy potansiyeli varken, 2002 sonrası ciddi bir güç kaybı söz konusu. Bu durumu salt 12 Eylülle açıklayabilir miyiz sizce, ya da 2000 yılından sonra ne oldu ? diye sorsak.

Bunda en önemli faktör halkın güçlü olana destek verme eğilimi. İktidarın bu denli güçlü olması şehirde insanları etkiledi. Bir başka neden yeni kuşağın mücadele biçimi farklı. Ben ve eşim uzun yıllar mücadelenin içinde bulunmuş insanlarız. Ama kendi çocuğumu katamıyorum. Onlar sosyal medyada ya da başka mecralarda kendi düşündükleri,hissettikleri şekilde mücadele ediyorlar. Gelse bugün partiye onun ilgisini çekecek, onu heyecanlandıracak bir ortam yok. Diyelim ki hedef koysa temsil için,yükselmek için, partinin yeni insanların kendini ifade etmesine olanak sağlayacak bir yapısı yok. Haliyle yeni, genç insanları partiye katmakta güçlük çekiyoruz bu yapıdan dolayı.

Anlattıklarımdan şu anlaşılması; “insanlar iktidardan çok memnun, rahatları yerinde.” Hayır,hiç öyle değil. İnsanlar umut görseler gelecekler. Hatırlayalaım, dün ANAP diye güçlü bir parti vardı. Bugün yok.

 

-Peki bu tablonun değişmesi için ne yapmak gerekiyor. CHP’nin Sakarya’da özel olarak odaklanması gereken bir coğrafi bölge veya bir toplumsal kesim var mı? Muhafazakarlıktan rahatsız kadın dinamiği yahut ekonomik durumu bozulan kırsal seçmen vb. gibi ?

Bir kere ben şehrin çok tutucu olduğuna katılmıyorum. Cem Uzan geldi buradan şarkılarla, türkülerle 2 milletvekili çıkaracak oy aldı. Bizim önce kendi yapımızı düzeltmemiz gerekiyor. Ben hep Dernekkırı bölgesini örnek veririm. Büyük ölçüde çiftçilikle geçinen, ekonomik durumu kötü olmayan, buranın yerlisi insanların yaşadığı bir yer. Yaşam tarzı olarak da hiç tutucu bir bölge değildir. Biz buradan mesela oy alamıyorsak seçmen yapısı itibariyle, hiçbir yerden oy alamayız. Eskiden buralardan ciddi oy alıyorduk biz. Ama oy almak için düzenli olarak buralara gitmek gerekiyor. Buralarda hala bağlarımız var ama partimiz uğraşmıyor bunlarla. Böyle bir dert yok. Şu dönem ülke için en kritik dönemden geçiyoruz. Artık genel merkezde yöneticimizde var üstelik. Milletvekilimiz partimizde üst düzeyde görev sahibi. Birisinin  bu dönemde toparlayıcı olması gerekiyordu, örgütü toparlaması gerekiyordu. Ama yapılmadı. Hep küçük olsun benim olsun, büyük olsun hepimizin olsun denmiyor bir türlü.

Kaynarca’ya bakıyorum. Belediyeyi çoğu zaman aldığımız bir ilçeydi, CHP’li büyük aileler vardı buralarda. Artık AKP yüzde 70-80 oy alıyor. Neden değişti, ne oluyor, dert edilmiyor. Bununla il ve ilçe yöneticilerinin ilgilenmesi gerekiyor.Mahalle olan köylere gidiyoruz, delegelerimiz köydeki en etkili insanlar değil artık. Birkaç ilçe dışında doğru dürüst toplantı yapılmıyor ilçelerde. Ama bakıyoruz bu ilçelerde mevcut başkanlar rakipsiz tekrar aday.

 

-Şunu söylüyorsunuz anladığım kadarıyla, biz parti örgütümüzü toparlasak, iyi bir yönetim  anlayışıyla yönetilsek, geleneksel bağımızın olduğu yerleri biraz hareketlendirsek bile bizi kısa süre içerisinde büyütür. Özel olarak belli bölgelere,kesimlere odaklanmaya hiç gerek yok

Aynen öyle söylüyorum. Toparlandığımız takdirde şehir merkezinden ve bir dizi köyden rahatlıkla ciddi oy alabiliriz. İnsanlar umut görse,güç görse zaten gelirler ve daha önce oy aldığımız bölgelerden tekrar oy almaya başlarız ve bu diğer bölgelere de yansır.

 

-Son olarak şunu sormak istiyoruz. Özellikle kongre süreçlerinde yahut seçimler öncesi, biliriz ki CHP’de adaylık tartışmaları başlar ve bu tartışma hep isimler üzerinde döner. “Şu” mu olsun “bu” mu ? Sizce temsil edecek ismin kim olacağı tartışmasında kimi kriterler olması gerekmez mi? Ya da şöyle soralım Sizce CHP’yi temsil edecek aday nasıl olmalı, hangi özellikleri taşımalı?

Klişe laflar vardır “halktan yana olsun” falan gibi, hiç bunu söylemeyeceğim. Bunun ölçüsü bellidir. Sandığı koyacaksınız. Delege seçimlerini düzgün yapacaksınız. Üye kayıtlarını gizlemeyeceksiniz. Yoksa tüzük var zaten, orada tarifler var. Biz de üye olmak istediğinde biri kim getirdi, kongrede kime oy verir buna bakılıyor. Böyle olunca da büyümüyor tabi parti. Sadece yeni üye değil mevcut üye yapısını da değerlendirmek gerekiyor. Şu an ki mevcut üye sayısı bile ciddi rakam ama üyeler aktif durumda değil. Yine aynı şeyi söyleyeceğim. Örgütlerin iyi çalışması gerekiyor. Ön seçim yaparsanız örgütün büyük kısmını en başında sürece dahil edeceksiniz. Daha seçim olmadan adaylar üyeye gidecek gelecek. Üye böylece partiye aidiyetini hissedecek, siz seçim olmadan daha örgütü seçim sürecinin içine katmış olacaksınız. Eskisi gibi de değil artık. Köylerde TÖB-DER gibi etkin öğretmen örgütlerimiz de yok. Çoğu yerde taşımalı eğitim. Eskiden öğretmenler üzerinden her köyde temsilcimiz vardı, sözümüz vardı. Bunlar şimdi yok. O yüzden artık daha fazla oralara gitmek zorundayız.

M.Y. Çok teşekkür ediyoruz

YARIN: Şaban Kaludra:
"12 Eylül'ün tahribatının sonuçlarını

gerçek anlamda 2000'li yıllarda yaşadık"



ÖNCEKİ BÖLÜMLER

 

 


 

 


 




Editör: MY



Etiketler :

DİĞER DOSYA Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Serdivan toz içinde...
    Serdivan toz içinde...
  • Bir zamanlar Sakaryaspor...
    Bir zamanlar Sakaryaspor...
  • Yaşamın Kıyısındakiler
    Yaşamın Kıyısındakiler
  • 1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
    1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
  • Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
    Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
  • NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
    NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Ahmet Şık: Soylu haberi özel bir haber değil aslında
    Ahmet Şık: Soylu haberi özel bir haber değil aslında
  • İKSV Kültür Sanat Kart ile Konuyu Değiştir - Metrobüs
    İKSV Kültür Sanat Kart ile Konuyu Değiştir - Metrobüs
  • Şiddete karşı kör müyüz?
    Şiddete karşı kör müyüz?
  • İşçi karıncaların orijinal sesleri...
    İşçi karıncaların orijinal sesleri...
  • Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
    Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
  • GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
    GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
VİDEO GALERİ
YUKARI