Bugun...
Bizi izleyin:



SAKARYA'DA CHP ve SOL (4)

Tarih: 30-11-2017 10:03:17 Güncelleme: 01-12-2017 10:13:17 + -


Dosyanın üçüncü söyleşisini, İhsan Mahmutoğulları ile yaptık. Mahmutoğulları'nın tespitleri şöyle:


SAKARYA'DA CHP ve SOL (4)

MedyaYazar: Grafiklere , tabloları birlikte inceledik. Sizce bu tablonun oluşmasına neden olan faktörler neler? CHP’ de özellikle 2002 sonrası bu düşüşü nasıl açıklıyorsunuz?

İhsan Mahmutoğulları: Bu düşüşün sebeplerini bilmek gerekiyor. Baktığımızda 80 sonrası örgütlü mücadele yapılamamasına rağmen, programı sosyal-demokrasiden çok uzak olan Halkçı Parti’yle bile yüzde 25’in üstünde bir oy alındı. 1990’lara gelindiğinde ise sosyal-demokrat hareketin kendini yeniden örgütlemeyi başardığı bir dönem ve gençlik hareketinin de bunu desteklemesi sonucu 1989’daki başarının ortaya çıktığını görüyoruz. Örgütlü mücadelenin ne kadar önemli olduğunu gösteren çok başarılı bir örnek bu dönem aynı zamanda.

Başarıda bir diğer etken 1990’ların başında o dönem SHP’nin kendi dışındaki sol ile kurduğu yerel ittifaklar. Bu ittifakların ne kadar kıymetli olduğunu, nasıl bir dinamizm kattığını bizler yaşadık. Bu dönem elde edilen başarıda bu birlikteliğin önemi çok büyüktür. Ne yazık ki bence dış güçler ve onların yerli işbirlikçilerinin de etkisi ile bu ittifak sürdürülemedi. Bu dönemden sonra sosyal demokrat hareketin de giderek güç kaybettiğini, bu kaybın etkilerinin 1999 yılında CHP’nin baraj altında kalmasına kadar uzandığını düşünüyorum.

Önemsediğim bir başka konu CHP programı ile ilgili. CHP parti programında “emeğin üstünlüğünü” savunan bir parti. Bu daha önce programda  “emeğin kitle partisi” olarak geçiyordu. Bu kavramın “emeğin üstünlüğü” kavramıyla değiştirilmesinin nedeninin araştırılması gerektiğini düşünüyorum. 2008 yılında değişti bu. Bu değişiklik bence basit bir değişiklik değildir. Çünkü biz kendimizi emeğin kitle partisi olarak ifade edersek bunun anlamı “biz sosyal-demokrat bir partiyiz, kitle partisiyiz fakat yönetimlere egemen olması gereken emektir” olacaktır. Bu değişikliği yapan anlayış bizim CHP’nin giderek seçmeniyle ilişkisinin kopmasına işçi, çiftçi, aydın kesimlerden uzaklaşmasına neden olan anlayıştır.  Kopuşun sonunda biz yoksulları, işçileri gerici unsurlara terk ettik. Bu seçmen kitlesi de giderek Refah Partisi, Fazilet Partisi derken bugün de AKP’nin etki alanına girdi. Bu hem Türkiye’de hem Sakarya’da bu şekilde yaşandı.

Fakat umutsuz değiliz. Umudumuz parti içinde bunu fark eden unsurların varlığıdır. Bu unsurlar emeğin kitle partisi anlayışına uygun olarak kongrelerde delege yarışı içinde girmek yerine, parti programının yeniden tadilatı ve günümüz koşullarına uygun hale gelmesi mücadelesini verecektir.

Sadece Türkiye’de değil Sakarya’da da sağdan oy almak gayesi ile gerici propagandanın etkisi altına girildiğine şahit olduk. Her kademede cumhuriyetin kuruluş sürecine iktidardakiler gibi bakanlar olsa da bunların gelip geçici olduğunu biz biliyoruz.

Oysa CHP’liler olarak bizim mahcup olmamızı gerektiren bir şey yok. Türkiye Ulusal Kurtuluş Savaşı sonrası dünyada ilk kez yeni bir modeli sosyal-demokrasinin ilkelerinden kopmadan uygulamış bir ülkedir. Üstelik bugün görüyoruz ki bu süreci eleştiren kendisini aydın olarak tanımlayan, hatta cumhuriyeti numaralandıran insanlar bile verilmiş olan anti-emperyalist mücadelenin kıymetini anlamış, CHP’nin altı okundan birisi olan devrimcilik ilkesinin ne kadar önemli olduğunu fark etmiş durumdalar. Devrimcilik ilkesinin içinde diyalektik vardır ve bu sosyal demokrasi ilkesi ile kesinlikle çelişmez. Bu konularda partiyi yönetenlerde kafa karışıklığı oluşuyorsa demektir ki onların donanım eksikliği ve tarih bilinci yoksunluğu söz konusudur. Muhtemeldir ki yaşadığımız sorunların temel nedeni de budur.

 

Peki bu koşullarda yükseliş nasıl sağlanacak. Bir büyüme gerçekleşebilmesi için, sizce CHP’nin Sakarya’da ne yapmalı? Ya da şöyle sorarsam, Sakarya’da özel olarak odaklanması gereken bir coğrafi bölge yahut bir toplumsal kesim var mı?

Sakarya’da partimiz içinde kadın ve gençlik hareketinin olması gerekenden zayıf olduğunu söylemek gerekiyor. Bu önemli bir sorun. Özellikle 2011’den sonra partide gençlerin sayısının giderek azaldığını görüyoruz. Bu mevcut duruma rağmen, nitelik önemlidir ve sayıları azalmış da olsa da parti içerisinde örgütlenmeyi yapabilecek nitelikte gençler hala vardır.

Kentten örnek vermek istiyorum. Yaşadığımız kentte özellikle gerici sermaye inanılmaz palazlandırılmaktadır.Kentin zirvesinde inanılmaz alışverişler yapılmaktadır. Buna karşı tüm ilçe ve il  örgütlerimizle daha fazla ses çıkarmak zorundayız. Şu ana kadar olan bitene karşı pratik bir direnç oluşturamamış olmak en büyük eksikliğimizdir. O yüzden ben herhangi bir toplumsal kesime odaklanmaya ihtiyaç olmaksızın sadece kadın ve gençlik hareketini parti içerisinde daha etkin hale getirmek yeterli olacaktır. Bu mücadeleyi verebilmek için bunu yapmak zorundayız. Coğrafi olarak ise ben Adapazarı ilçesini önemsiyorum. Bahsettiğim alışverişler büyük ölçüde bu ilçede yapılıyor. Bu ilçede yeni seçeceğimiz ilçe örgütünü çok donanımlı insanlardan oluşturmak gerekiyor. Şu ana kadar CHP il ve ilçe örgütlerinin özellikle Yenikent bölgesinde olan bitene karşı yeterince müdahil olmadığını düşünüyorum. Buradaki sıkıntıları ,meralara yapılanları köylerin mahalleye dönüşmesinin ve imara açılmasının yarattığı rantın paylaşımına dair daha fazlasını yapabilirdik. Bu konuda yeni seçilecek yönetimin daha fazlasını yapabileceğini düşünüyorum. Biz bunları ifade etmeyi, yapılanlarla mücadele etmeyi başarabilirsek iktidara oy veren kesimler giderek oradan uzaklaşacaktır. Adapazarı’nda yaşanacak büyümenin de dalga dalga diğer bölgelere yayılacağını düşünüyorum.

 

Son olarak şunu sormak istiyoruz. Özellikle kongre süreçlerinde veya seçimler öncesi biliriz ki CHP’de adaylık tartışmaları başlar ve bu tartışma hep isimler üzerinde döner. “Şu” mu olsun “bu” mu? Sizce temsil edecek ismin kim olacağı tartışmasında kimi kriterler olması gerekmez mi? Ya da şöyle soralım Sizce CHP’yi temsil edecek aday nasıl olmalı, hangi özellikleri taşımalı?

Bence profil şu olmalı. Parti içinde emek eksenli düşünen, emeğin kitle partisi olduğu gerçeğini kabul eden, bilgi ya da emek yoğun sektörde çalışan, örgütlerde deneyim kazanmış, seçimlerde direğe bayrak asan, parti içerisinde ayrışmaya neden olmayan, donanımlı, sosyal-demokrasi ve solun tarihini çok iyi bilen bir profil Adapazarı ilçesinde seçilmeli. Partimizde, ilçe örgütümüzde bu profile uygun isimler olduğunu da biliyorum.

Bugün ülke koşullarında aday olacak isimlerin  saydığım niteliklerin ötesinde birleştirici bir unsur olması en büyük örgütsel ihtiyacımızdır.
 

YARIN: REYHAN ŞAHİN:
“Aday belirlerken objektif kriterlerimiz olmalı”

 

ÖNCEKİ BÖLÜMLER

  




Editör: MY



Etiketler :

DİĞER DOSYA Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Serdivan toz içinde...
    Serdivan toz içinde...
  • Bir zamanlar Sakaryaspor...
    Bir zamanlar Sakaryaspor...
  • Yaşamın Kıyısındakiler
    Yaşamın Kıyısındakiler
  • 1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
    1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
  • Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
    Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
  • NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
    NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Ahmet Şık: Soylu haberi özel bir haber değil aslında
    Ahmet Şık: Soylu haberi özel bir haber değil aslında
  • İKSV Kültür Sanat Kart ile Konuyu Değiştir - Metrobüs
    İKSV Kültür Sanat Kart ile Konuyu Değiştir - Metrobüs
  • Şiddete karşı kör müyüz?
    Şiddete karşı kör müyüz?
  • İşçi karıncaların orijinal sesleri...
    İşçi karıncaların orijinal sesleri...
  • Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
    Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
  • GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
    GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
VİDEO GALERİ
YUKARI