Bugun...
Bizi izleyin:



SAKARYA’DA CHP ve SOL (1)

Tarih: 26-11-2017 22:21:27 Güncelleme: 29-11-2017 11:41:27 + -


MedyaYazar olarak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tüm Türkiye’de kongre sürecine girmişken hazırladığımız dosya ile Sakarya’da solun ve CHP’nin 1980 sonrası sürecine dair gözlem ve tespitleri siz okurlarımızla paylaşmaya çalışacağız.


SAKARYA’DA CHP ve SOL (1)

MedyaYazar olarak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tüm Türkiye’de kongre sürecine girmişken hazırladığımız dosya ile Sakarya’da solun ve CHP’nin 1980 sonrası sürecine dair gözlem ve tespitleri siz okurlarımızla paylaşmaya çalışacağız.

Dosya içinde oy hareketlilikleri ve buna dair bizim ve süreci yaşamış insanların yorumlarını, kongre sürecinde mevcut yönetime dair eleştirileri ve yönetimde olanların gözlemlerini, adaylarla röportajlarımızı sizinle paylaşacağız. Giriş bölümünde sol oy hareketliliğine dair kimi rakamları grafiklerle  ifade edecek, ulusal ve yerel ölçekte iç ve dış dinamiklerin etkisini değerlendirmeye çalışacağız.

 

Öncelikle
Neden Sol ve CHP:

Bunun birden fazla nedeni var. Birincisi 1980 sonrası sosyal demokrat hareketin birden fazla parti ile temsil edilmiş olması. Bu temsil kimi zaman bir partinin büyük ölçüde oyları konsolide ettiği şekilde gerçekleşirken, kimi zaman ise oylar birden fazla parti arasında birbirine yakın şekilde paylaşılıyor. Bu nedenle siyasi partilerin süreci kadar sol oyların geçişkenliğini de seçmen davranışını anlamak içi takip etmek gerekiyor. Yine görünür olmasa bile sosyalistlerin ülke ve dünya çapındaki etkisi  yahut ülkenin güneydoğusundaki sol seçmenin oy tercihinde 1980 sonrası oluşan değişiklikler sosyal demokrat hareketin politikalarını ve oy grafiklerini etkiliyor. CHP’nin solundaki hareketlilik, düşüş ve yükselişler CHP’nin seçmene seslenirken kullandığı dili büyük ölçüde etkiliyor. Örnek vermek gerekirse solun ülke çapında zayıfladığı bir dönemde kafa karışıklıkları artıyor, laikliğin teminatıyız vurgusu ile büyükşehir belediyesini “Hz. Ömer adaleti” ile yönetmeye talip olmak aynı dönemde dillendirilebiliyor. Son olarak seküler Kürt oyların 1980 sonrası batıda dahi CHP dışında var olması ve 2000 sonrası yüzde 1’in üstüne çıkarak görünür olması bu oyları ayrı tasnif edip bir bileşen olarak sol toplam içinde değerlendirmeyi gerektiriyor.

 

 

1980-2017 ARASI OY HAREKETLERİ VE SOL

12 Eylül 1980 darbesi sonrası ilk seçimde Halkçı Parti (HP) ile temsil edilen sosyal demokrat hareket, sonrasında Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) ve HP birleşmeleri ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) tarafından temsil edildi. İlk seçimlerde yüzde 27 olan oy oranı 1989’da SHP ile yüzde 33,28 ile en yüksek oranına ulaştı ve sosyal demokrat oylar bir daha o oranı görmedi. 1985’de Rahşan Ecevit’in genel başkanlığında örgütlenen Demokratik Sol Parti (DSP) de 1987 seçimlerden itibaren Sakarya’da siyaset arenasında var oldu ve 1995-1999 arası sosyal demokrat oyları domine etti.

Siyasi yasakların kalkması ve Bülent Ecevit’in yeniden genel başkan olması ile yükselişe geçen ve 1999 seçimlerinde Türkiye’de 1. parti olan DSP, Sakarya’da da o seçimlerde yüzde 19,3 oyla solun en yüksek oy olan partisi oldu. 2000 krizinin etkisi ile Türkiye’de tabela partisine dönüşen DSP, Sakarya’da da bundan nasibini aldı ve yüzde 1.12 aldığı 2004 seçimlerini saymazsak bugüne kadar bir daha yüzde 1’in üzerine çıkamadı. Siyasi yasakların kalkması sonrasında Deniz Baykal genel başkanlığında yeniden kurulan CHP 1994 yılından itibaren Sakarya’da seçimlere girmeye başladı. 1995’de SHP birleşmesinden sonra da bugüne kadar siyasal varlığını korudu. 2002 sonrasından bugüne kadar geçen sürede ise Sakarya’da en yüksek oy alan sol parti CHP. Şu an Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile ifade bulan ve büyük ölçüde sol/seküler Kürt oyların temsil edildiği politik hareket, farklı partilerle ve kimi zaman bağımsız adaylar ile girdiği seçimlerde 1995 seçimlerinden itibaren yüzde 1’in üstünde oy aldı. Bu oy oranı, parti olarak barajı geçtikleri ilk seçimde Sakarya’da da yüzde 2,56 ile en yüksek oy oranına ulaştı.

 

İKİ AYRI DÖNEM: 2002 ÖNCESİ VE SONRASI

Genel olarak tabloya baktığımızda 1970’lerin etkisinin sürdüğü 1980’lerde sol oyların yüzde 25’lerin üzerinde seyrettiğini gözlemlemek mümkün. 1980 sonrası değişen iktisadi model ile ülke ekonomisi piyasanın insafına terk edilmesi ile neo-liberal sistemle ve tanıştığı enflasyon ile alım gücü düşen halk kitlelerinin  çareyi sosyal demokrat partilerde aradığını görüyoruz.  “Bahar eylemleri” adı altında tanımlanan işçi hareketindeki kıpırdama ve Büyük Madenci Yürüyüşü, yükselen insan hakları hareketi gibi bir dizi etken uzun süredir iktidarda olan Anavatan Partisi (ANAP)’nin yıpranmasına ve 1989’da ülkede sol bir rüzgarın esmesine neden oldu. Erdal İnönü’nün “limon” kampanyası ile hatırlanan süreç SHP’nin hükümete öfkesi her geçen gün artan halkın desteğini almasına yol açtı. Paralelinde 1989 yerel seçimlerinde ülkede olduğu gibi Sakarya’da da Adapazarı Belediyesi başta olmak üzere bir dizi belediyenin alındığını ve oyların yüzde 33.28 ile tepe noktasına ulaştığını görüyoruz. Tepe noktası ifadesini kullanma nedenimiz bu dönemin çok da uzun sürmemesi ve sosyal demokrat oyların giderek erimesi. Sadece 2 yıl sonra şehirde 11 puan düşen toplam sol oyların Bülent Ecevit’in tekrar genel başkan olmasından sonra Sakarya’da DSP ile yükselişe geçiyor. 1999 seçimlerinde her ne kadar Ecevit 80 öncesinden farklı bir söylem ile milliyetçi kesimlerden dahi oy almış olsa da yine ağırlıklı olarak verilen oyları sol olarak değerlendirmek durumundayız. -Dosya konusunu aştığı için detayına girmediğimiz bu söylem biçiminin orta ve uzun vadeli olumsuz sonuçlarının tartışılması ve değerlendilmesi gerekliliğini vurgulamak gerekiyor-. Bu seçimde DSP’nin aldığı yüzde 19.3’lük oy ile sol oylar yüzde 25.1 oranına ulaşıyor. DSP’nin büyük ortağı olduğu koalisyon hükümeti döneminde yaşanan 2000 krizinin faturasını koalisyon partilerine ve DSP’ye kesmesi ile tüm Türkiye’de neredeyse silinen koalisyon partilerinin yaşadığı sıkıntının Sakarya’ya etkisi, sol oyların 2002 yılında yüzde 8,6 ile dip noktasını görmesi oldu.

Grafikleri değerlendirdiğimizde 1980-90 arası Sakarya’da sol oy toplamının yüzde 25 oranının üstünde ve Türkiye’deki oy ile arada ortalama 5 puan fark olduğunu söylemek mümkün. Bu tablo 1990-2000 arası oy toplamının yüzde 20-25 bandına düşmesi, Türkiye ile aradaki farkında 9 puana kadar açılması şeklinde değişiyor.

 

YÜKSELEN SİYASAL İSLAM VE GENÇ PARTİ (GP) FAKTÖRÜ

1994 seçimlerinde -çoğunlukla SHP tarafından yönetilen- belediyeleri büyük ölçüde kazanan Siyasal İslamcı partiler “adil düzen” sloganı ve belediyedeki kimi uygulamaları ile halk muhalefetinin temsilini sosyal demokrat partilerden aldı. Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile birlikte kendi solu “boşalan” sosyal demokrat partilerin merkeze kaymasının bu noktada önemli bir etken olduğu görüşündeyiz. Bu süreç halkın neo-liberal sistemin temsilcisi olarak gördüğü merkez sağ partileri tabela partisi haline getirmesine neden olurken sosyal demokrat partilerinin hem oylarının erimesine hem de yoksul halk kesimleri ile bağlarının zayıflaması sonucunu doğurdu. Bu süreçten Sakarya’daki sosyal demokrat hareket de hem oy düşüşü hem de kadro daralması açısından fazlasıyla etkilendi.

Kayıplardaki Sakarya’ya özgü bir diğer etken Genç Parti’nin (GP) kurulduktan çok kısa bir süre içinde girdiği seçimde Türkiye’de yüzde 7.6 oy oranına ulaşabilmesidir. Liderinin Sakaryalı olmasının da etkisi ile Genç Parti, Sakarya’da üst üste üç seçim aldığı yüzde 25.21, yüzde 10.15 ve yüzde 11 oy oranları ile diğer partilerin oy dağılımını etkilemiş ve sosyal demokrat partiler de bundan fazlasıyla “nasibini” almıştır. Sağ partilerin olduğu kadar milliyetçi ve “mazot 1 TL olacak” sloganıyla sembolleşen popülist-ekonomik vaatleri barındıran propagandanın sosyal demokrat seçmen üzerinde etki etmesi değerlendirilmeyi fazlasıyla hak ediyor. Bu sonuç “üçüncü yol” veya “yeni sol” olarak ifade edilen programları ile merkeze kaydığını ifade ettiğimiz sosyal demokrat partilerin seçmenleri ile kurduğu ideolojik bağın zayıflığını göstermesi açısından önemli bir örnektir. Nitekim Genç Parti’nin daha sonra girdiği 2 seçimde oy oranının düştüğünü ve akabinde siyaset sahnesinden yok olduğunu görmemize rağmen, CHP’nin kaybettiği oyların bir daha geri gelmediğini gözlemliyoruz.

 

2002 SONRASI

Oy hareketliliği ile ilgili grafikleri incelediğimizde, 2002 seçimlerinde en düşük oranı gören sol oyların sonraki seçimlerde artmaya başladığını görüyoruz. CHP ile temsil edilen bu artışın istikrarlı olsa da hayli yavaş olduğunu ve Türkiye’deki genel oy ortalamasının hayli altında kaldığını gözlemliyoruz. Öyle ki 2002 öncesi Türkiye oy yüzdesi ile Sakarya oy yüzdesi arasındaki yüzde 3-9 arasında seyreden fark, 2002 sonrasında hiçbir seçimde yüzde 10’un altına düşmüyor.

 

 

Grafikleri incelediğimizde sosyal demokrat oylardaki temel artış nedeninin siyasetteki kutuplaşma ve metropoller dışında siyasetin 3 partili bir hale gelmesi olarak değerlendiriyoruz. En yüksek oy alan ilk 3 partinin dışında oy alan partilerin toplam oyunun Sakarya’da 1980 sonrası yüzde 20’lerde seyrettiğini ve AKP iktidarından önceki son seçim olan 1999 seçimde yüzde 42’ye ulaştığını, yani oyların partilere dağıldığını, 2000 yılında yaşanan krizinin faturasını koalisyon hükümetlerine bağlayan propagandanın da etkisiyle, seçmenin istikrar arayışına girdiğini grafiklerden gözlemlemek mümkün.

 

2004 sonrası seçmenin oy tercihi Sakarya’da da giderek ilk üç partide birleşme eğilimini gösteriyor. AKP uygulamaları sonrası artan kutuplaşmayla son seçimde Sakarya’da AKP, CHP ve MHP’nin toplam oyların yüzde 95,2’sini alması sonucunu doğuruyor. 2002 sonrası yükselen CHP oylarını bu faktörü değerlendirmeden analiz etmenin eksik olacağını düşünüyoruz. Yine de bu yükseliş sonucu oy oranlarının AKP öncesi döneme hala ulaşamamış olması, daha önce farklı siyasi partileri tercih eden seçmenlerin büyük ölçüde iktidarın etrafında biriktiğini gösteriyor. İlk üç partinin dışında kalan oy oranının yüzde 5’in altında olması yükselmek için solun diğer parti seçmeninden oy alma zorunluğunu ortaya koyuyor. Bu ifade akla kolayca sağ partilere oy veren seçmenin “hoşuna gidecek” adaylar ile seçime katılmanın bir çare olarak düşünülmesine yol açsa da, solun yükseliş dönemlerinin ancak kendi programı ve bu programa bağlı adaylarla gerçekleştiği bu ülkenin tarihindeki deneyimlerden biliniyor. Hatırladığımız üzere daha çok yakın zamanda, son cumhurbaşkanlığı seçiminde de görüldüğü gibi sağ seçmene sıcak geleceği düşünülen aday tercihleri sağ seçmenden yeterli teveccühü alamadığı gibi bizzat kendi seçmeninde sandığa gitmemesine yol açarak, AKP’nin olduğundan fazla oy almasını sağlamıştı.

 

YEREL SEÇİM - GENEL SEÇİM FARKI

Dikkat çekilmesi gereken bir diğer konu da Sakarya’da özellikle sol partiler için -siyasal programın farkının en açık gösterilebildiği alan olan- yerel seçimlerde sol oyların genel seçimlere göre daha da düşük seyretmesi. Bu hususta her ne kadar seçmenin oy tercihini AKP karşısında güçlü olduğunu düşündüğü partiye yönelmesi etkili olsa da, her seçimde farklı aday profilleri ile seçim programın ve seçim sloganlarının adaya göre değişkenlik göstermesi siyasal anlamda birikim yapılmasını zorlaştırıyor. Sonuç olarak bu iktidar karşısında ideolojik mücadeleyi zayıflatırken seçmende de güvensizliğe yol açıyor. Küçük bir örnek vermek gerekirse sözün gelişi yerel seçimlerde adayların isminin ve seçim sloganları yerine birkaç seçimdir toplu taşıma öncelikli bir ulaşım politikası akılda kalacak şekilde öne çıkarılmış olsa idi muhtemeldir ki yerel seçimde trafikten bunalmış Sakaryalı yurttaşlar açısından alternatif olarak gözükmek bir nebze olsun kolaylaşabilecekti.

1980 sonrası grafikle ifade ettiğimiz sol oylardaki hareketlilik ve bunların nedenleri üzerine gözlem ve yorumlarımızı aktarmaya çalıştık. Bu yorum ve gözlemlerimizin politik bir tartışma ve üretim içinde geçmesini murad ettiğimiz CHP kongre sürecine katkı sağlamasını umuyoruz.


 

Dosyamızın bu bölümünde yıllardır CHP içinde faaliyet sürdüren ve CHP içinde farklı düşüncelere sahip kişilerle görüştük. Kendileriyle yukarıda gördüğünüz 4 adet grafiği paylaştık ve grafikte görülen rakamların da ışığında cevaplamaları için 3 ayrı soru sorduk.

1- Grafikte gördüğünüz bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz? 2002 sonrası yaşanan zayıflığın ve Türkiye ile Sakarya oy oranları arasında açılan makasın sizce nedenleri nedir?

2- Sizce CHP’nin yükselişe geçmesi için Sakarya’da odaklanması gereken herhangi bir coğrafi bölge veya toplumsal kesim (muhafazakar baskıdan rahatsız kadın dinamiği, referandumda ortaya çıkan ve AKP’nin giderek kapsamakta güçlük çektiği eğitimi günden güne artan kentli seçmen, AKP uygulamaları ile durumu hayli bozuk olan kırsal nüfus, ya da gelecek kaygısını yoğun hisseden gençlik,yahut başka nedenler) var mı?

3- Tüm aday tartışmaları kimi isimler üzerinden dönüyor. Peki sizce CHP’yi temsil edecek aday yahut yöneticilerin profili isimlerden bağımsız tarif edilebilir mi edilmeli mi ? Eğer öyle ise sizce CHP’nin yüzü olacak isimler nasıl olmalı,hangi vasıfları taşımalı ?

Görüşmelerimizi sırayla sizinle paylaşacağız.

 

SONRAKİ YAZI:
NECDET ÇAKAR: "SAKARYA SOLA KAPALI DEĞİL"

Not: Grafikleri daha net görmek için üzerini tıklayınız...




Editör: MY



Etiketler :

DİĞER DOSYA Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Serdivan toz içinde...
    Serdivan toz içinde...
  • Bir zamanlar Sakaryaspor...
    Bir zamanlar Sakaryaspor...
  • Yaşamın Kıyısındakiler
    Yaşamın Kıyısındakiler
  • 1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
    1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
  • Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
    Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
  • NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
    NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Ahmet Şık: Soylu haberi özel bir haber değil aslında
    Ahmet Şık: Soylu haberi özel bir haber değil aslında
  • İKSV Kültür Sanat Kart ile Konuyu Değiştir - Metrobüs
    İKSV Kültür Sanat Kart ile Konuyu Değiştir - Metrobüs
  • Şiddete karşı kör müyüz?
    Şiddete karşı kör müyüz?
  • İşçi karıncaların orijinal sesleri...
    İşçi karıncaların orijinal sesleri...
  • Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
    Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
  • GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
    GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
VİDEO GALERİ
YUKARI