Bugun...
Bizi izleyin:



Hayata ve hastalığa karşı dimdik hayatta...

Tarih: 01-09-2017 01:33:43 Güncelleme: 05-09-2017 17:59:43 + -


Yaşam çok gariptir bizler şöhretli insanların hayatları ile ilgilenirken aslında o kalabalık caddeler de ne hikayelerin yanından geçip gittiğimizi fark etmeyiz bile.


Hayata ve hastalığa karşı dimdik hayatta...

Yaşam çok gariptir bizler şöhretli insanların hayatları ile ilgilenirken aslında o kalabalık caddeler de ne hikayelerin yanından geçip gittiğimizi fark etmeyiz bile. En son hangi kız kardeşimizin yüzünü gördük,  hep anlık bakışlar bizimkisi. Oysa ne çok ihtiyaç duyarız hepimiz görülmeye, anlaşılamaya, ben buradayım yaşıyorum diye bağırmak isteriz  de susarız hep. 

    Hep hırpalanmışızdır, yok sayılmış, ötelenmiş. ama bazılarımız  bilir bu bizim kaderimiz değil,  yarasını sarar, düştüğü yerden kalkar ve artık kendisine dayatılanı değil kendi hikayesini yaşamaya başlar.

    Zeynep onlardan biri, yıllarca bağlı kaldığı zincirlerini kırmış, yapamazsın denileni yapmış. O bir azmin ve başarının öyküsü,

    Aynada bir kere olsun kendini görürsen anlarsın ki burada yazılan senin hikayen.

Serap ÖZER

 

-Merhaba daha önceleri ev emekçisiyken   sonraları ev dışında da üretime başlamışsınız bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Merhaba adım Zeynep Yıldırım 1969 doğumluyum,  bir süre Almanya’da yaşadım 14 yaşında Türkiye’ye döndüm . Lise Mezunuyum.

Türkiye ye döndükten sonra 1989 yılında ailemin istememesine rağmen eşimle severek evlendim. Belki de sevdiğinizi sandık . Küçük yaşta olunca aşkın sevginin ne olduğunu da pek bilmiyorsun.

 

-Ailenizin bu evliliği istememesinin sebebi nedir acaba?

Eşimin fakir olmasından dolayı karşı  çıktılar.

 

-Peki evliliğiniz süresince  neler yaşadınız?

Evlendiğim de eşimin ailesi ile oturmaya başladık.  Bu zordu tabi. Evliliğimizin ilk günlerinde  annesi ile tartıştığında dönüp bana tokat atmıştı. Daha sonra bu şiddet devam etti.  Bir yere gideceğim zaman döneceğim saate o karar veriyordu, arkadaşlarımla dahi rahat görüşemiyordum. Sürekli bir kısıtlama içindeydim.

Bunun dışında ilk günlerden itibaren ihtiyaçlarımı karşılamak amacıyla para istediğim de vermemeye başladı, bu daha sonra da bu şekilde devam etti,  ayrıca çok sorumsuz davranıyordu. 

3,5 yıl sonra oğlum doğdu eşim kendi hayatına devam ediyordu işine gidiyor, iş çıkışlarında arkadaşları ile takılıyor, geziyor, Sakarya yetmiyor İstanbul’a gidiyor, orası burası kafasına göre geziyordu. Sigortalı bir işim olsaydı ona dayanmak zorunda kalmazdım.

 

-Eşinizin ailesinin size karşı tutumu nasıldı?

Beş yıl birlikte oturduk, bu süre içinde oldukça büyük problemler yaşadım. Evde söz hakkım yoktu, kayınvalidem olmadan aileme dahi gidemezdim.

Bütün bu baskılara dayanamayıp evimi ayırmaya karara verdiğimde eşim çok kızdı ve bana şiddet uyguladı. Oysa çok uzağa değil hemen yan daireye taşınacaktık buna dahi tahammül edemedi.

 

-Peki Çalışmaya nasıl karar verdiniz?

Oğlumun ihtiyaçları başlayınca mecbur kaldım.

İlk zamanlar evimde hırka ve  dantel ördüm bunun gibi işlemeler yaptım sonra oğlum ilkokula başlayıp masraflar artınca  ben de bunları karşılayabilmek için bir süre dışarıda başkalarının yanında çalışmaya başladım.  Sonraları meme kanserine yakalandım. Tedavim için sık sık izin almak zorunda kalınca İşten ayrılamam gerekti.

Ancak hastayım diye evde boş oturmadım evde bir şeyler üreterek hem kendi harçlığımı hem de oğlumun ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettim. Eşim  de oğluna bakıyordu ama  yeterli değildi.

 

-Dışarıda çalışmadığınız dönemlerde neler hissederdiniz?

Çalışmadığım dönemler de çalışan arkadaşlarıma özenirdim. Bakardım onlar daha rahat eşleriyle ilişkileri daha iyi bu da beni tetikledi

Daha sonra kendi işimi kurunca daha rahat oldum.

 

-Bu hastalığınız  sürecinde eşiniz destek oldu mu?

Hayır olmadı. Kanser rahatsızlığım ortaya çıkınca tedavi masraflarımı karşılamak için destek istediğimde bana, eğer haftalık 50 lira olarak geri ödersem yardım edeceğini söyledi. Ben de kabul etmek zorunda  kaldım.

 

İş kurma sürecinde çevrenizden yada ailenizden baskı gördünüz mü?

Şöyle ki, bana sürekli “yapamazsın zarar edersin” dediler ama ben bunların hiç birini dinlemedim. Batsam da çıksam da kendim için yapmalıydım, bu şekilde girdim.

Kırsal kesimde yaşayınca insanlar çalışan kadına ön yargılı davranabiliyor, onları da hayatımdan çıkardım. Şimdiki arkadaşlarım daha iyi. Babam da çalışmamı istemedi ancak ben onu da dinlemedim.

 

-İş hayatına atıldıktan sonra yaşadığınız zorluklar nelerdir?

İlk başlarda çalışma saatlerimle ilgili sorun yaşandı evde, iş çıkışlarında nerede kaldın diye, 5 dakika 10 dakika sorgulandı bu nedenle evde kavgalar çıktı. Sonradan bunları da aştım, şimdi isterse gelsin baksın çalışıyorum sonuçta bizim ülkemiz de erkek istediği gibi geziyor ancak kadın işinde de olsa sorgulanıyor

 

-Peki olumlu değişiklikler nelerdir? Hayatınızın her iki dönemini de karşılaştırdığınız da karşımıza nasıl bir Zeynep çıkıyor?

Öncelikle kendime olan öz güvenimi kazandım. Hayatımda biri olmasa da ayakta kalabileceğimi gördüm, artık birine muhtaç değilim,

Tabi bu duruma gelene kadar korkularım oldu başarabilir miyim, yalnız kalsam yapabilir miyim? Ama bugün hepsini aşmış durumdayım.

Şimdi kimseye ihtiyaç duymadan ayaklarımın üzerinde durabiliyorum. Zaman geldi alyansımı bozdurdum evime ekmek aldım. Eşim şimdi bunları kabul etmiyor yalan söylüyorsun diyor ama öyle.

Oğlum 3,5 yaşındaydı, pasta istedi. Ben oğluma bir dilim pasta alamadım. Bir anne olarak neler hissettiğimi düşünün.

 

-Oğlunuz şimdi üniversiteyi bitirmiş yetişkin bir kişi peki bu süreçte onu size desteği oldu mu?

Oğlum masraflarını kısarak, çok fazla harcama yapmayarak bana destek oldu yaz tatillerin de okul harçlığını çıkarmak için çalıştı. Okulu bu yıl bitti şimdi atama beklerken bir taraftan da geçici olarak bir kafeterya da çalışıyor ve kazandığı parayla bana yardımcı olamaya çalışıyor. O benim her şeyim ben oğlum içim yaşadım.

 

-Eşinizden boşanmaya ne zaman karara verdiniz? Bu süreçte neler yaşadınız?

Hiç kolay olmadı sonuçta 30 yıllık bir evlilik var ortada. Bir gün düzelir diye çok bekledim ama olmadı. Bu şekilde mutlu olmak benim için hayaldi. Oğlum okulu bitirince bu kararı aldım. Eşim boşanmak istemiyor şu an dava süreci devam ediyor, bu süreçte en büyük destekçim oğlum oldu.  

 

-Kadınlara önerileriniz nelerdir?

Kesinlikle kocalarının ellerine bakmasınlar, az ya da çok kendi çabalarıyla bir şeyler yapsınlar, kendilerine olan güvenlerini kazanırlar, bunu ben yaşadım, az da olsa bu benim param ben bunu dilediğim gibi harcayabilirim diyebiliyorsun,  bir yere gittiğinde oturup çay içebilecek paran oluyor ama eşinin eline baktığında o isterse bunları engelleyebilir. Oysa tüm kadınlar güçlüdür ve isterlerse her şeyi başarabilirler.

 




Editör: MY



Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER KADIN - YAŞAM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Serdivan toz içinde...
    Serdivan toz içinde...
  • Bir zamanlar Sakaryaspor...
    Bir zamanlar Sakaryaspor...
  • Yaşamın Kıyısındakiler
    Yaşamın Kıyısındakiler
  • 1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
    1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
  • Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
    Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
  • NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
    NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • İKSV Kültür Sanat Kart ile Konuyu Değiştir - Metrobüs
    İKSV Kültür Sanat Kart ile Konuyu Değiştir - Metrobüs
  • Şiddete karşı kör müyüz?
    Şiddete karşı kör müyüz?
  • İşçi karıncaların orijinal sesleri...
    İşçi karıncaların orijinal sesleri...
  • Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
    Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
  • GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
    GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
  • Grup Yorum'un yeni albümü çıkıyor
    Grup Yorum'un yeni albümü çıkıyor
VİDEO GALERİ
YUKARI