Bugun...
Bizi izleyin:



Akova Alev Alev sinema filmi oluyor

Tarih: 11-02-2018 11:40:43 Güncelleme: 11-02-2018 11:54:43 + -


Murat Taş'ın 'Akova Alev Alev' adlı romanı sinemaya uyarlanıyor. Murat Taş, bu kararla ilgili olarak, "Bir kere kitabın sinemaya yatkın bir dili var. Görsellik ön planda. Konu iyi. Sonra anlatmak istediğini çok daha fazla kişiye sunma imkanı verir sinema" diyor.


Akova Alev Alev sinema filmi oluyor

Bir kitap okudum hayatım değişti.

Yazmak, büyülü bir dünyanın kapılarını sizi tanıyan tanımayan herkese açmaktır. 

Gözlerin gördüğünü, gönlün hissettiğini kağıda dökmek zordur, sancılıdır. 

Büyük bir hevesle kısa sürede okuduğumuz o eserler uzun bir emeğin ürünüdür.

Cumartesi günü Yazar Murat Taş'ın son kitabı olan ‘’Akova Alev Alev ‘’ adlı kitabının söyleşisine katıldık.

 Söyleşisi sonrasında kendisi ile  yazım hayatı ile ilgili oldukça keyifli bir sohbet etme şansımız oldu. 

Bazen bir söz, bir hikaye, bir roman tüm  hayatınızı değiştirebilir. Umarız bu söyleşi de size içinizdeki gizlenen yazma hevesini uyandırır. 

Belki bir sonraki söyleşimizi şu an bu satırları okuyan, sizlerden biriyle yaparız.

M.Y.

 

-Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Sarıkamış’ta yazmaya başladım. Adapazarı’nda yazmaya devam ediyorum. Kitapları, eski eşyaları, kalabalıkta yalnız kalmayı, doğada bulunmayı, bütün hayvanları, bütün bitkileri, toprağa dokunmayı, film izlemeyi, arada bir müzik dinlemeyi (Bugünlerde fena halde Vivaldi’nin La Follia’sı ile Dört Mevsim’ini dinliyorum.)seviyorum. 

 

-Sizi yazmaya iten sebepler nelerdir?

Bir kitap okudum, hayatım değişti derler ya bende de biraz öyle oldu. Ortaokulda Türkçe öğretmenimiz okul kitaplığından bize kitaplar verir, okumamızı isterdi. Kızın birine İnce Memed’i vermişti. Kız beğenmemiş, geri vermişti. Kitabı ben istedim. İnce Memed seksenli yıllarda- Yıldız Cıbıroğlu’nun o enfes resimleriyle- Hürriyet gazetesinde tefrika ediliyordu. Babam çoğu zaman gazete alıyordu, ben o enfes çizimlere bakıyor, azar azar da okuyordum romanı. İnce Memed’i taa o zamandan biliyordum. Romanı aldım, dört günde okudum, ardından ikinci ve üçüncü ciltlerini de beşer, altışar günde okudum. Okuma merakım böyle başladı. Ne ki okuduklarımdan İnce Memed’te bulduğumu bulamıyordum. Lise yıllarında ben de yazacağım, dedim. Fakültede birkaç bir şey yazdımsa da yazmaya asıl Sarıkamış’ta başladım.

Beni yazmaya iten sebebin ne olduğunu bilmiyorum. Mesela bir çok yazar; dünyayla, insanla, sistemle, toplumla sorunlarım var, dertlerim var, ondan yazıyorum, diye cevap veriyor bu soruya. Bu bana pek yeterli bir cevap gibi gelmiyor. Koca gezegende dertsiz bir tek insan bile bulamazsın. Herkes derdini yazıya dökmüyor oysa. O halde bir insanı yazmaya iten güç nedir? Bence belki de bu soruyu sormamak gerek. Cevabı olmayan bir soru. Ben bir süre bir şeyler yazmasam kendimi dünyada lüzumsuzmuşum gibi hissediyorum. Yazınca, aç bir insanın karnını doyurduktan sonra hissettiği huzuru duyuyorum. 

 

-Yayıncılık anlamında ilk aklınıza gelen sorunlar nelerdir?

Yayınevleri ticarethane, yazar üretici, okur müşteri, kitap da mal. Yayın dünyasında işler genelde bu minvalde yürüyor. Satabilirlik, reklam oldukça önemli. Çoğu yayınevi şiir, deneme kitabı basmıyor. Küçük yayınevlerinin, köşe başlarını tutmuş büyük yayınevleriyle baş etmesi oldukça güç, hatta imkansız. Kitabın raflarda, vitrinlerde görünürlülüğü neredeyse yok, küçük yayınevleri açısından. Bir de dağıtım sorunu var. Adı duyulmamış, ya da az bilinen bir yayınevinin kitaplarını kitapçılarda bulamıyorsunuz. Okur, kitabı alınca ilkin yayınevine bakıyor. Yayınevi büyükse, bu kitapta iş var, yoksa basılır mıydı, diye bir ön kabulle kitabı alıyor. Hal böyle olunca yazar da büyük yayınevleriyle çalışmak istiyor. Böyle bir döngü var. Tabii başka sorunlar da var. Bence bu soruyu yayıncılara sormak en doğrusu.

 

-Akova Alev Alev adlı kitabınızın sinemaya uyarlanacağını biliyoruz. Bu teklif geldiğinde kabul etmenizin sebepleri nelerdir?

Bir kere kitabın sinemaya yatkın bir dili var. Görsellik ön planda. Konu iyi. Sonra anlatmak istediğini çok daha fazla kişiye sunma imkanı verir sinema. Aslında hiçbir yazar, bazı çekinceleri olsa da böyle bir teklife hayır, demez. Sonuç olarak bir şey anlatma derdindesiniz. 

 

-Kitaplardan uyarlanmış filmler hakkında neler düşünüyorsunuz?

Çok güzel uyarlamalar var. Fareler ve İnsanlar, Bülbül’ü Öldürmek, Yeşil Yol, Baba, Kuzuların Sessizliği, Uçurtmayı Vurmasınlar, Selvi Boylum Al Yazmalım, Yılanı Öldürseler, Yılanların Öcü, Hanımın Çiftliği(TRT’de 8 bölüm olarak yayınlanmış olan) Susuz Yaz, Anna Karanina, Germinal, Otomatik Portakal ve daha bir çokları. Hatta bazı uyarlamalar kitaptan daha başarılı olmuştur. Örneğin Kızıl Dragon romanından uyarlanan Kuzuların Sessizliği. Bazı uyarlamalar da romanın keşfedilmesini sağlamış. Örneğin Küçük Ağa. Ama iyi uyarlanmamışlar da var. Mesela İnce Memed. Sinemanın edebiyattan (romandan) beslenmesi, edebiyatın yararınadır diye düşünüyorum. Çünkü görsellik karşısında edebiyatın(romanın) gerilerde kalması gibi bir sorun var. Uyarlamalar bu durumu dengeliyor sanki. Ama şu da bir gerçek, her romandan film olmaz, romanın kendi has dünyası vardır. Bazı tutkulu okurlar da uyarlamalardan hoşlanmaz.

 

-Etkilendiğiniz yazarlar kimlerdir ve edebiyat türleri nelerdir?

Dönem dönem bunlar değişiyor. Yaş ilerledikçe, bakış açısı değiştikçe, yeni durumlarla karşılaştıkça, var olanın dışına çıkmak isteği uyanınca yazarlar da değişiyor.  Bu nedenle isim saymayı doğru bulmuyorum.

 

-Son zamanlarda muhafazakar sanat adlı yeni bir akım türedi bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Muhafazakarlık denince aklıma geleneğe, adetlere, töreye bağlılık ve var olanı koruma geliyor. Muhafazakar, değişimden pek hoşlanmaz, hatta değişime direnç gösterir. Kısacası yaşama, bir sağ bakıştır muhafazakarlık. Muhafazakarlığın özünde itaat vardır. Kız çocuk erkek çocuğa, kadın kocaya, memur amire, amir bir üst amire itaat etmelidir.  Sonunda herkesin itaat etmesi gereken tek güç sistemdir. Sorgulama, baş kaldırma, dünyaya bir başka pencereden bakma kısacası sanatın özü olan özgür düşünme, farklı bakma yoktur muhafazakarlıkta. Evin erkeği öyle uygun görmüştür, haddine midir kadının farklı düşünmesi; amir böyle buyurmuştur, haddine midir memurun farklı fikir beyan etmesi. Hal böyleyken muhafazakar sanat nasıl olabilir? Bence itaatten sanat çıkmaz. 

 

-Son zamanlarda popülerlik kazanan ve sosyal fenomen haline gelen edebiyat dergileri hakkında neler düşünüyorsunuz?

Beş yıl kadar önce öykü yazmayı bıraktım. O günden sonra dergi takip etmeyi de bıraktım. Arada bir aldığım edebiyat dergileri var tabii ki. Bir şey popüler olmuşsa, herkes popüleri konuşuyorsa ben bundan uzak dururum. 

-Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz

 

 

Murat Taş kimdir?
Murat Taş. 1973’te Malatya’nın Akçadağ İlçesi Karapınar Köyü’nde doğdu. Adapazarı’nda sınıf öğretmeni olarak çalışıyor. Öyküleri Berfin Bahar, Hece Öykü, Evrensel Kültür, Öykü Teknesi, Güney, Havuz, Dünyanın Öyküsü, altZine, Granada Edebiyat, Semaver Öykü, Sarnıç Öykü, 14 Şubat Dünyanın Öyküsü, Roman Kahramanları, Lacivert, Galapera Öykü, Öykülem dergileri ile bazı antoloji ve yıllıklarda yayımlandı. 

 

Kitaplar: 

Keşke Yine Kar Yağsa(Öykü)
Uçurtmanı Al da Gel(Öykü)
Aras’ın Sesi (Roman)
Hikâye Tamircisi(Öykü)
Akova Alev Alev(Roman)

 

Ödüller: 

2008Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödüller, Mansiyon(Toprak)
2009 Eskişehir Sanat Derneği Öykü Yarışması, Mansiyon(Harpagon)
2010 Edremit Belediyesi Sabahattin Ali Öykü Yarışması İkincilik Ödülü.(Havuzlu Çarşı Kitapçısı)
2011 Behiç Erkin Öykü Yarışması Birincilik Ödülü. (Metruk İstasyon Öyküleri)
2011Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri Birincilik Ödülü.(Sırrı’nın Hikâyesi)
2011 Orhan Kemal Öykü Ödülleri, Orhan Kemal Mansiyonu. (İşsiz Adamın Hâlleri) 
2012 Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Festivali Yılmaz Güney Öykü Ödülü.( Habil ile Kabil)
2013 Orhan Kemal Öykü Ödülleri Üçüncülük Ödülü.(Havuzlu Çarşı Kitapçısı)

 

                        




Editör: MY



Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER SÖYLEŞİ Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Serdivan toz içinde...
    Serdivan toz içinde...
  • Bir zamanlar Sakaryaspor...
    Bir zamanlar Sakaryaspor...
  • Yaşamın Kıyısındakiler
    Yaşamın Kıyısındakiler
  • 1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
    1.HIDIRELLEZ KARAGÖL YAYLASI TURİZM ŞENLİĞİ YAPILDI
  • Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
    Adapazarı'nda 19 Mayıs Coşkusu
  • NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
    NİSAN'DA KAR YÜRÜYÜŞÜ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • İKSV Kültür Sanat Kart ile Konuyu Değiştir - Metrobüs
    İKSV Kültür Sanat Kart ile Konuyu Değiştir - Metrobüs
  • Şiddete karşı kör müyüz?
    Şiddete karşı kör müyüz?
  • İşçi karıncaların orijinal sesleri...
    İşçi karıncaların orijinal sesleri...
  • Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
    Canlı bombaların görüntüleri ortaya çıktı
  • GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
    GÜNÜN ANİMASYONU: Tom’un sırrı
  • Grup Yorum'un yeni albümü çıkıyor
    Grup Yorum'un yeni albümü çıkıyor
VİDEO GALERİ
YUKARI